Bir Akşam Yemeği Hikayesi))

Arkadaş aradı ve bizim yazarlar buluşmamız var sen de gel dedi. Benim panik butonu hemen devrede tabi. Çok teşekkür ederim ama ben aranızda ne yapacağım, gelsem bile sadece dinlemek için olur. Ben sade bir okuyucuyum, okuduklarımı da paylaşmayı seviyorum o kadar falan filan diye evet ya da hayır’ın ötesinde bir dünya laf edip, sana haber veririm dedim. Zaten direkt hayır diyemiyorum böylesi durumlarda. Sonrasında üzerinde düşünüp, birkaç arkadaş gazını da arkama alarak, aman ne olacak en kötü ihtimal bir saat takılır gelirim diye düşünüp tamam dedim.

“Aman be ne olacak”ı o kadar içten söylememişim sanırım. Arkadaşa, konseptiniz var mı, gündem var mı, sen moderatör müsün gibi sorular sorup gireceğim ortamın bilinmezlerini ortadan kaldırmaya çalışıyorum. Abartıyorsun, ben dostlarla köfte yiyip sizi dinleyeceğim, arkadaşların çoğu, bir şekilde yolu yazıdan geçmiş kişiler, deneyimlerinizi paylaşırsınız, resmi bir şey yok diyor. O zaman “yolu bir şekilde yazıdan geçmiş insanlar buluşması” de yani değil mi? İyi ya tamam sormuyorum daha fazla, hamburgerimi yer sohbete dahil olmaya çalışırım diyorum.

Sonra düşünüyorum, ortamda Proust’tan sanatçının toplumdaki yerine dair fikirler konuşulurken, hamburgerden çeneme damlayan mayonezi silmek var))

Hamburger iyi fikir değil. Yemesi basit bir yemek olmalı. Yeni tanıştığım insanların karşısında hamburgeri ağzıma sığdırmak için mücadele edemem. Zaten, tanımadığım ortamlara girmek tanımadığım insanların yanında yemek yemek biraz gerer beni.
Buluşma öncesi biraz okuma yapacağım yerde ne yesem acaba diye menüyü düşünüyorum. Öyle de okuma yazma aşkım var. Beni çağırdıklarına pişman olmayacaklar))

Velhasıl zamanından önce varıyorum mekâna. Mekân da meyhane tarzı bir yer, allam rakı içip Nazım’dan şiirler okuduklarını düşünüyorum. Kendimi öylesine uzak hissediyorum ortama. Sorunum rakı değil, şiir. Rahmetli Einstein’ın ruhu şad olsun, önyargıları yok etmek, atomu parçalamaktan daha zormuş hakikatten. Bir şiir mi ezberlesem. Hay allah şiirle aram da romanlar kadar iyi değildir.

Yukarı çıkmadan önce biraz hava alayım diye dışarıdaki bar taburelerinden birine oturuyorum. Giymişim yeşil devrimci gocuğumu, geçirmişim kapişonu kafama, düşünüyorum. Oradan geçen bir arkadaş, burada berduş gibi tek başına oturmuş ne yapıyorsun diyor. Yoo yalnız değilim, arkadaşlarla buluşacağım diyorum. Biz edebiyatçılar bu dünyanın berduşları değil miyiz diyerek içeri girsem ne havalı olurmuş be.

Uzun bir masanın iki yanına yerleşip oturuyoruz. Sanırım benim dışımda birbirini tanımayanlar olacak ki , önce tanışalım diyerek bana dönüyor arkadaş. Çünkü ev sahibi gibi masanın başına oturmuşum. Ama olmaz ki, ben, gündem, konsept vs. var mı diye sormuştum değil mi? Kimse bana tanışma faslı olacak, herkes kendini tanıtan bir konuşma hazırlasın demedi. Ne diyeyim şimdi ben. İnsan yazma ile ilişkisine dair bir şeyler anlatır değil mi? İşte kelimeler içime sığmamaya başladı, yazmak dışında başka çarem yoktu gibi çarpıcı bir giriş yapabilecekken, evliyim iki çocuğum var gibi standart bir giriş yapıyorum heyecandan. Sanırsın arkadaşlarla yazma eylemi üzerine toplanmamışız da Zahide Yetiş’in gündüz kuşağı programındayız, bana mikrofon uzatılmış, kendimi tanıtıyorum.

Böyle ani gelişen durumlarda iyi değilimdir. Ritüelsever bir arkadaşım var. Onunla her buluşmamızın bir ritüele dönüşme riski oluyor)) Ocaktaki tencereye bir kelime bırakmamızı, ağacın köküne bir duygumuzu ekmemizi, doğaya bir düşüncemizi fırlatmamızı falan isteyebiliyor bir anda. Spontane gelişince öyle büyülü kelimeler, havalı cümleler çıkmıyor benden. Ha çıkmasa ne olur ki ama sanki çıkması gerekiyormuş gibi bir hisse kapılıyorum işte.

Velhasıl önyargılarım cebimde başladığım geceyi hoş sohbetlerle güle eğlene kapatıyorum. Bir daha çağırırlarsa yine giderim ama yine hamburger yemem))

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s